Gençlerin “İhtiyar”ı


TEODORA DONİ
Gençlerin “İhtiyar”ı
 
Açılışının hemen ardından İhtiyar Kitap-Kahve hakkında "İnsan her halükârda seçer” başlığıyla Yeni Şafak gazetesindeki köşemde büyük bir heyecanla yazmış, okuyucularla paylaşmaya çalışmıştım sevincimi. Ulusal bir gazetede; küçücük bir mekânı, sadece sizin okuryazar arkadaşlarınızın takıldığı bir yeri köşenize taşımanız sizce doğru mu, gibi eleştiriler gelmişti. Ben de yazımın ve İhtiyar Kitap-Kahve gibi mekânların varlığının neden çok önemli olduğunun anlaşılmamasına üzülmüştüm.

İhtiyar Kitap-Kahve’nin sıradan herhangi bir mekân olmadığını, olamayacağını anlayabilmek için Vadi’yi ve Vadi müdavimlerini bilmek yeterli ki ben o yazımda Vadi’nin sadece Ankara için değil tüm Türkiye için nasıl bir işlevi olduğunu ve İhtiyar’ın neden Vadi’nin devamı sayılacağını da anlatmıştım. Herhangi bir şehirden değil, Ankara’dan, Türkiye’nin başkentinden söz ediyoruz ve buradaki üniversitelere her yıl ülkenin dört bir yanından, hemen hemen bütün şehirlerden gelen binlerce genç var ve ben o yazımı aynı zamanda onlar için yazmıştım.

O gençleri, bu küçük ama kucaklayıcı yanı çok büyük güzel mekândan haberdar etmek istemiştim ki kendi kendilerinden uzaklaşacakları, yalnızlaşacakları yerlere gitmesinler. Az çok tanıdıkları ya da tanımayı çok istedikleri birçok iyi yazar çizeri, beni eleştiren okuyucuların deyişiyle “ benim arkadaşlarımı” nerede bulabileceklerini bilsinler. Biz haber vererek görevimizi yapalım, İhtiyar’a gelip gelmemek onların ihtiyarı, onların seçimi, onların kararı.

Evet, öncelikle o gençler için yazdığım o yazı;  o gençlere rehberlik etmek, onlara arkadaşlık etmek, onların sorunlarını paylaşmak isteyen, böyle bir derdi olan yazarçizer arkadaşlara da bir hatırlatma, bir çağrıydı aynı zamanda. Elbette bu hatırlatma, bu çağrı öncelikle kendim ve eşim için de geçerli. Eğer gençleri hayat karşısında yalnızlıklarıyla baş başa bırakmak istemiyorsak, onların karanlıkta yollarını kaybetmelerine gönlümüz razı değilse, onlara hayal kırıklığı yaşatmak istemiyorsak bütün imkânlarımızla onların yanında olalım, bütün davranışlarımızla onlara örnek olalım.

Çok fazla uzağa gitmemize gerek yok, içimizden, genç kardeşlerimizden biri,  Fatih Mutlu, cemaat.com’da  yayınlanan“İlkokul Mezunları Habibimol’a, Okumuş Çocuklar Facebook’a” başlıklı yazısında “bana Coca-Cola’dan nefret etmeyi öğreten adamın ofisinde Coca-Cola içildiğini gördüğüm gibi…” diyor.

Bizi kimse görmez, kimse fark etmez diyerek doğrularımızı kolayca unutup söylemlerimizle çelişen eylemlere devam ettikçe gençleri hayal kırıklığına uğratmakla kalmayıp onları kendimizle birlikte hazin bir yok oluşa doğru sürüklemiş olmaz mıyız?

Lütfen doğrularımızı her anımızda yeniden hatırlayalım ve söylediğimiz her sözün yazdığımız her kelimenin bize bir sorumluluk yüklediğini de. Sözüm elbette yazarçizer arkadaşlara ve öncelikle Ankara’dakilere.  Unutmayalım ki gençler hayal kırıklığı yaşamadıkça İhtiyar’da hep bizi bekliyor olacaklar.  Gençlerin ihtiyari olarak yaptıklarında bizim gayri ihtiyari olarak yaptıklarımızın bile her zaman büyük bir payı olacak.  Öyle yapalım ki öyle edelim ki, hep doğru olsun gençlerin ihtiyarı ve hep güzel olsun gençlerin İhtiyar’ı.

2010 Aralık sayısı / "İhtiyar" dergisi
Share

Bir de Bu Var

Cumhuriyete Bediüzzaman Said Nursi’nin Penceresinden Bakmak

TEODORA DONİ Cumhuriyete Bediüzzaman Said Nursi’nin Penceresinden Bakmak   Said Nursi’nin görüşleri, Cumhuriyetin temel niteliklerinin …

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir