Alkole cennet, nikotine cinnet…

TEODORA DONİ Alkole cennet, nikotine cinnet…

TEODORA DONİ
Alkole cennet, nikotine cinnet…
 

Zamanını iyi hatırlayamıyorum ama çok konuşuluyordu medyada. Bir kısım belediyeler tarafından yetki sınırları içerisinde olan umuma açık bazı yerlerde alkollü içecekler içilmesi yasaklanmıştı.

Böyle bir uygulama başlatan ilk kişi de sanırım şimdi ki Başbakanımız Sayın Recep Tayip Erdoğan’dı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken.

Daha sonraları başka Belediyeler de benzer uygulamalarda bulundular.

Medyada büyük bir tartışma çıktı, çünkü bunu yapan belediyelerin başkanları sözüm ona “Şeriat” getirmeye çalışıyorlardı bu ülkeye. ( Bu “Şeriat” kelimesi tabii ki ayrıca tartışılır ama Türkiye’de kullanıldığında ne çağrıştırdığını hepimiz biliyoruz.)

Bu başkanlar sözde çok dindardı ve yavaş yavaş hazırlık yapıyorlardı “ Şeriat ” için.

Yıllar geçti ve “Şeriat” gelmedi tabii.

Peki, ne oldu, ne geldi.

Bir süre önce Kültür Bakanlığı, İstanbul’un çok önemli tarihi bir mekânında bir program düzenledi ve içki yani alkol, su gibi tüketildi.

Sözüm ona müzik kültürümüzle ilgili bu önemli ve ciddi program, müziğimize katkıdan ziyade sanki içki kültürümüze yeni açılımlar getirmek için düzenlenmişti. Hatta siz buna kültürümüzde “İçki Açılımı”nda yeni bir adım diyebilirsiniz, nasıl olsa bu ara “Açılım” moda ya.

Elbette bu olay çok tepki topladı, gençler protesto gösterileri yaptı ve Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Ertuğrul Günay’dan o meşhur açıklama geldi.

Şaşırdık mı Sayın Bakanın açıklamasına, ben şaşırmadım ve aslında hiç kimsenin de şaşırmaması gerekiyordu.

Aynı manzara (su gibi alkol tüketimi) birkaç gün önce yine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın düzenlediği bir şiir festivalinde de oldu, yani bütün İstanbulluların hizmetinde olan bir kamu kurumu düzenledi bu şiir festivalini.

Bu konuda bir açıklama yapıldı mı bilemiyorum ama kimsenin medyaya çıkıp bir açıklama yapması gerekmiyor zaten. Çünkü ola ki biri açıklama yapsa daha sonra nasılsa başkaları çıkıp hep “ bu, o arkadaşımızın kişisel görüşü, bizi (kurumu- partiyi- hükümeti) bağlamaz” diyor.

Bildiğiniz gibi 19 Temmuz’dan beri sigara yasağı en acımasız şekliyle uygulanıyor Türkiye’de. Peki, bu durumda bu tür festivallerde içki yani alkol servisi yapılmasa olmaz mı? Çünkü o mekânlarda sigara yasağı uygulanıyor.

Yoksa içki, alkol çok mu sağlıklı bir şey ki, yasaklanmıyor sigara gibi.

Hiç düşünüldü mü acaba, bırakın Türkiye’yi, dünyada kaç yüz bin kişi alkol bağımlısı var. Mutlaka böyle bir istatistik vardır sanıyorum.

İnsan alkol bağımlısı olunca ne oluyor, her yerde her şartta içmek istiyor, alkolsüz yapamıyor. Ne işiyle, ne de gerçek hayatla bir bağı kalıyor.

Ama sigara bağımlılığı öyle değil.  Sigara tiryakileri işlerini de yapıyorlar, hayatla bağlarını da koparmıyorlar.

Evet, çok sayıda insan sigaradan ölüyor, devlet sigaradan doğan sağlık sorunları yüzünden çok büyük paralar harcıyor, doğru ama öyle hiç de mantıklı olmayan ağır yasaklarla insanlar sigaradan vazgeçirtilemez.

Alkol bağımlısı insanlar restaurant, lokanta, bar vs. gibi birçok yerde rahatlıkla içkisini içebiliyor.

Bu yerlere giden herkes mi içki içiyor ve bu sebepten mi içki serbest. Bir lokantanın bütün müşterileri, istisnasız içki mi içiyorlar.

Ben demiyorum niye sigarayı yasakladılar. Yasaklanmalı ama bu yasağında belli istisnaları olmalı.

Her gün içki içen bir insan, eminim ki içmeden bütün gün dayanabilir ki zaten çoğu insan akşam içiyor, alkolikler hariç.

Sigara içenler, bütün gün içmeden dayanamazlar ki. Alkol gibi değil ki, akşam olsa da bir duble sigara içsek demezler yani.

Peki, niye o zaman bu çelişki ey devlet:  Alkole cennet, nikotine cinnet…

Yasak gelinceye dek sokaklarda çok az kadın sigara içerdi.  Bu yasak uygulanmaya başladığından beri artık aynı serseriler gibi kuytu yerlerde saklanıp sigara içen hanımlar çoğaldı.

Biz artık büyük şehirlerde yaşıyoruz, evimizden bir şehrin merkezine gidene kadar bazen iki saat geçiyor.

Hiç bir şey yapmasak şehrin merkezinde ve hemen eve geri dönsek etti mi dört saat. Kaç kişi bu kadar saat sigara içmeden dayanabilir.

Dayanamadıkları için sokaklarda sigara içen insan sayısı korkunç bir şekilde çoğaldı.

Gençlerimizi, çocuklarımızı ve en önemlisi kendimizi zehirlemeyelim diye yapıldı bu yasal düzenleme.

Peki, bu nasıl olacak, artık sokaklar sigara içen insanlarla dolu. Gençler, çocuklar etkilenmiyor mu, kadın erkek demeden bu kadar insanı içerken gördüklerinde.

Sizce daha fazla heveslenmeyecekler mi?

Hanımlar zar zor eşlerini ikna ediyorlar alışverişe beraber gitmek için ve bir mağazadan diğerine koşup duruyorlar, beyler ise bu sıkıntıya fazla gelemiyorlar.

Bu durumlarda, yasaktan önce tabii, eşler bir mola verip birer çay ve birer sigara içiyorlardı bir kafeteryada, sohbet ediyorlardı. Hem alışverişin stresi azalıyor hem de eşler birbiriyle zaman geçirmiş oluyorlardı.

Şimdi bütün yerlerde oldu gibi kafeteryada da sigara içmek yasak.

Ne yapacaklar, bir dükkânın önünde çömelip sigara içecekler ve sonra mı devam edecekler alışverişe veya hanımefendi mağazadan ne alacağına karar verene kadar beyefendi dışarıda sigara içerken hatunlara mı bakacak.

Bu gidişle çok yakın bir zamanda hanımlar, mağazanın önünde sigara içerek kendilerini bekleyen kocalarının kafalarını kanlar içinde bulurlarsa hiç şaşmam. Kim mi yapacak bunu, tabii ki caddeden geçen ve beyefendilerin rahatsız edici bakışlarına maruz kalan kadınlar.

Şimdiye kadar şehirlerde sokakları mendil satan çocuklar, kapkaççılar, tinerciler, baliciler ve dilenciler mesken tutmuştu.  

Şimdi bunlara bir de sigara bağımlıları eklendi.

Bu konuda sayfalarca örnek verebilirim ama sanırım konu anlaşılmıştır.

Önümüzde ki günlerde Mübarek Ramazan ayı, Oruç ayı başlayacak, bundan dolayı fark edilemeyebilir ama daha sonraları, ben size şimdiden söyleyeyim her yerde ciddi sorunlar yaşanacak.

Sayın Başbakan sigara içmediği için belki fark edemiyor.

Yine Sayın Başbakanın bizi teğet geçti dediği şu küresel ekonomik krizden mi yoksa başka bir zıkkımdan mı, insanlar yokluk içinde zaten, her an cinnet geçirmek üzere, esnafı, işçisi, işsizi aynı durumda.

Şimdi bu cinnete bir de sigarasızlık ekleniyor.

Bence bu düzenleme tekrar gözden geçirilmeli.

Sigarayı bırakmaya niyetli olan insanlara daha çok yardım edilmeli.

Galiba bu sigara yasağının komik bir tarafı da olacak.

Bence bu katı yasak uygulandığı sürece medyayı daha çok takip edin.

Cumhurbaşkanının, Başbakanın, Bakanların, Milletvekillerinin, Belediye Başkanlarının bilmem ne Başkanı ve daha sayamayacağım kadar çok mevki sahibi insanın sizde biliyorsunuz ki basın müşavirleri(basın danışmanları)var.

Bu basın müşavirlerinin büyük bir bölümü, tiryakilikten öte adeta o sigaraları yer gibi içiyorlar, çünkü o sigaraları içmediklerinde beyin fonksiyonları çalışmıyor. İnanmıyorsunuz değil mi?

Eğer espri yaptığımı sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz, tecrübe konuşuyor.

Düşünün ki, o tiryaki müşavirler artık sigara içemeden yazıyorlar metinleri, nasıl olur acaba…

Konuşma metinlerini müşavirlerine yazdıran insanlar bence artık bir metni medyanın önünde okumadan önce kendileri iyi bir kontrol etsinler sakin kafayla, yoksa bundan sonra medyaya çok malzeme verecekler.

Sonra gazeteler de manşet: Bak şu sigara içememenin yaptırdıklarına.

06 Ağustos 2009 Perşembe / timeturk.com

Alkole cennet Alkole cennet Alkole cennet

Share

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir