Bitsin artık 12 Eylül de 28 Şubat da…

 blank

TEODORA DONİ
Bitsin artık 12 Eylül de 28 Şubat da…
 
Sadece iki sanık hakkında açılmış olsa da, sanıklar duruşmaya gelmemiş, sanık sandalyeleri boş kalmış olsa da, 12 Eylül davasının geçtiğimiz hafta 4 Nisan’da yapılan ilk duruşmayla nihayet görülmeye başlanması birçoğumuzu adaletin tecellisi bakımından heyecanlandırmaya yetti de arttı bile.

Evet, bu ülkede insanlar öyle karanlık dönemler yaşadı ki,  öyle büyük umutsuzluklara kapıldı ki şimdi herkes değişmeyen gerçekleri görmezden gelmeye, geçmişte yaşananları unutmaya, tozpembe hayallere dalmaya adeta hazır ve en ufak bir olumlu gelişme büyük heyecanlara büyük umutlara neden olabiliyor.

Oya ne değişti ki gerçekte… 12 Eylül Darbesi ilk değildi son da olmadı.  Öncesinde 12 Martlar, 27 Mayıslar; sonrasında 28 Şubatlar 17 Nisanlar… Hem kırk yamalı bohçaya dönüşse de 30 yılı aşkın süre geçmesine rağmen 12 Eylül’ün Darbe Anayasası halen yürürlükte değil mi?

Dahası 28 Şubat postmodern darbesinin “siyasi” yargı kararlarıyla insanlar haksız yere yıllardır ve hala cezaevlerinde değil mi?

12 Eylül Darbesinin 1982 Anayasası tümüyle hukuk tarihinin çöp sepetine atılmadan, milletin iradesini, bütün kesimlerinin mutabakatını yansıtan özgürlük, barış ve adaleti önceleyen yepyeni bir Anayasa yapılmadan, 28 Şubat sürecinin “siyasi” yargı kararları iptal edilmeden, 12 Eylül darbesini yapanlar ne kadar ve nereye kadar yargılanabilir ve bu neyi değiştirir ki.

650 bin kişinin gözaltına alındığı, 7 bin idamın istendiği, 444 kişinin kuşkulu, 171 kişinin işkenceden öldüğü, 299 kişinin de cezaevlerinde hayatını kaybettiği, 26 kişinin siyasi gerekçelerle idam edildiği 12 Eylül darbesinin bütün sorumluları ve bütün kurumları için gereği yapılmadıkça mevcut dava bu haliyle göstermelik olmaktan öteye gidemez.  Hem öyle sanıyorum ki hiç kimse artık mahkemede tiyatro seyretmek istemiyor.

Davaya ilişkin açıklama yapanlardan Devrimci 78'liler Federasyonu Başkanı Kamber Ateş’in de dediği gibi: “Darbe marifetiyle Cumhurbaşkanı olan Kenan Evren’in cumhurbaşkanlığı sıfatı geri alınmalı. Darbecilere verilen tüm akademik unvanları, rütbeleri geri alınmalı. Darbecilerin servetleri açıklanmalı, mal varlıklarına el konulmalı, emekli maaşları kesilmeli. Başta YÖK, MGK, RTÜK olmak üzere darbe düzeninin tüm kurumları ortadan kaldırılmalı. Cunta döneminde işkence gören, öldürülen, cezaevine atılan, idam edilen herkesten devlet adına özür dilenmeli. Cunta döneminde sıkıyönetim mahkemelerinin verdiği kararlar yok hükmünde sayılmalı. 10 yıl ve üzeri sürelerde cezaevinde kalanlara, süreye bakılmaksızın emeklilik hakkı tanınmalı. Darbe döneminde vatandaşlıktan çıkartılanlar kayıtsız şartsız vatandaşlığa geri alınmalı."

Bu istekleri ben 28 Şubat Darbesi için de tekrar etmek ve bu bağlamda 28 Şubat siyasi yargı kararlarının iptal edilmesini, yargılamaların yeniden yapılmasını amaçlayan, geçtiğimiz hafta başlatılan bir kampanyaya dikkatinizi çekmek istiyorum.

Kampanyayı Mazlumder öncülüğünde bir araya gelen çok sayıda sivil Toplum Kuruluşu yürütüyor. Ahde Vefa Platformu, Altay Siyasi Araştırmalar Derneği, Anadolu Gençlik Derneği, Ankara İnanç Özgürlüğü Platformu, Ankara Gençlik Eğitim Merkezi Derneği, Araştırma Kültür Vakfı, Asder, Bab-ı Ali Ehlibeyt Vakfı, Başkent Kadın Platformu, Birlik Vakfı, Hür Beyan Hareketi, Hak-İş Sendikası, İlkder, İnfak Vakfı, Memur Sen, Milli Türk Talebe Birliği, Özgür Eğitim Sen, Salih Mirzabeyoğlu İçin Hukuk Platformu, Şehir Ve Medeniyet Derneği, Vahdet Vakfı, Toç Bir Sen.

“28 Şubat yargı kararları iptal edilsin” kampanyasını, 28 Şubat nedeniyle zulme uğrayan, büyük mağduriyetler yaşamaya devam eden, daha önceleri de haklarında birkaç kez yazdığım Salih Mirzabeyoğlu ve Yakup Köse gibi onlarca insanın hak ve özgürlükleri bakımından çok önemli buluyorum ve gelin bu kampanyayı var gücümüzle destekleyelim diyorum.

En azından şunu hepimiz yapabiliriz: “www.28subatyargikararlariiptaledilsin.com” adresine girip aşağıdaki metnin altında yer alan isim soyisim ve e posta kısmına gerekli bilgileri girip “gönder” butonuna basabiliriz.

“TBMM BAŞKANLIĞINA / 28 ŞUBAT “SİYASİ” YARGI KARARLARI İPTAL EDİLSİN!

28 Şubat 1997 Tarihinde gerçekleşen Milli Güvenlik Kurulu Toplantısında alınan ve ilan edilen kararlar ile ve sonrasında hukuk dışı yapılanmalar eliyle yargı kurumlarına ve sivil siyasete müdahale edilmiştir.

Batı Çalışma Grubu adlı illegal oluşum tarafından kontrol ve koordine edilen yargı mensuplarının, 28 Şubat sürecinde verdiği bütün siyasi kararlar hukuka aykırı ve şaibelidir.

Bu sebeple, binlerce insanın hayatını karartmış olan 28 Şubat sürecinin aydınlatılması ve 28 Şubat sürecinde alınan siyasi yargı kararları iptal edilerek yeniden muhakeme yolunun açılması gerekmektedir.

Konuyla ilgili yasal düzenlemelerin yapılması için gereğini talep ederim.”

Evet, talep edelim ki bitsin artık 12 Eylül de 28 Şubat da…

9 Nisan 2012 Pazartesi / Yeni Şafak
Share

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir