“Hayat oluruz Sayın Başbakan”

 TEODORA DONİ “Hayat oluruz Sayın Başbakan”

TEODORA DONİ
“Hayat oluruz Sayın Başbakan”
 
Geçen haftaki ‘Çözüme bak, “oy da yok”(muş), oy oy oy’ başlıklı yazımda, “bizim muhafazakâr erkekleri" eleştirmek gerekiyorsa ki gerekiyor bunu biz yaparız, demiştim. Aynı gün milletvekili adaylarının Yüksek Seçim Kurulu’na bildirilmesinden kısa bir süre sonra bir açıklamada bulunan Sayın Başbakan, milletvekili adaylarını belirlerken kadınlardan yana pozitif ayrımcılık yaptıklarını söyledi. Bu durumda bize düşen de AK Parti için pozitif ayrımcılık yapmak ve değerlendirmede önceliği, AK Parti‘ye vermek; diğer partileri eksileriyle, artılarıyla sonraya, başka bir yazıya bırakmak.
 
Sayın Başbakan’ın geçen haftaki tüm konuşmalarını dikkatle izledim ve daha en başından kendi kendime söz verdim artık üslubuna, ses tonuna değil sadece konuşmanın içeriğine bakacağıma. Her ne kadar insanımızın büyük bir çoğunluğunu Sayın Başbakan’ın ne söylediği değil de nasıl söylediği daha çok etkiliyorsa da. Bu konuşmalardan birini de Sayın Başbakan, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde yaptı. Ben de Star gazetesi yazarı Fadime Özkan gibi ”söylemezsem çatlarım” diyerek öncelikle o konuşma ile ilgili düşüncelerimi yazmak istiyorum. Konuşmanın tamamını izledim ve % 10 seçim barajı için, AKPM üyesine “yeri geldiği zaman eğer bu barajın biraz düşürülmesi gerekirse onu da yine halkımızla müzakeresini yaparız, ama onu size soracak değiliz” dedi Sayın Başbakan ve sanki öyle bir soruyla ilk defa karşılaşmış, Türkiye’de % 10 seçim barajının indirilmesini şimdiye kadar hiç kimse talep etmemiş gibi verdi cevabını..
 
Her şeyden önce kabul etmek gerekiyor ki “halkımızla müzakeresini yaparız” sözü daha çok bir slogan olarak kalmaya mahkûm. Neden mi? Bunu anlamak için en basitinden AK Parti’nin milletvekili adayları listesine bakmak yeterli, adaylar ne kadar müzakere edildiyse halkımızla, % 10 seçim barajı da o kadar müzakere edilir. Ayrıca hem Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefiniz olacak ve daha çok bu nedenle Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’ne katılıp konuşacaksınız hem de Avrupalılara “size soracak değiliz” diyeceksiniz. Hiç mi çelişki yok bunda.
 
Elbette Türkiye’nin iç sorunlarına Avrupalıların sorgular tarzda bir müdahalesini asla kabul edemeyiz. Elbette bunun için Avrupalıları eleştirebiliriz ama bir gerçeği de kabul etmeliyiz ki Türkiye şimdi Ortadoğu ve Avrupa’daki yeni gelişmelerde önemli roller üstleniyorsa bunda Avrupa Birliğine tam üyelik gibi bir hedefin de bir payı mutlaka var. Bu payı, temel hak ve özgürlüklere ilişkin yasalardaki iyileştirmeler ve değişikliklerle tam bir hukuk devleti olma yolunda kat edilen mesafelerde de kolayca görebiliriz. Bu güzel gelişmeler AB’nin desteği de alınarak yapıldı ve halkımız da şimdi aynı şekilde düşünmezse de diğer sebeplerin yanında Avrupa Birliğine tam üyelik hedefi için de AK Parti’yi destekledi. Zaten AK Parti’nin eski seçim beyannamelerinde de bu hedef vardı ve hatta hatırladığım kadarıyla 2002 seçimlerinden önce AK Parti, Meclise gelen bazı AB uyum yasaları için ön şartsız kabul oyu vereceğini beyan etmiş ve bu doğrultuda davranmıştı ki ilk olumlu gelişme oydu.
 
Şimdi herkesin öncelikle beklediği; milletvekili seçimlerinden sonra yeni, sivil bir anayasanın yapılması ki açıkça söylemek gerekirse ben şimdiden bu konuda çok karamsarım çünkü yeni dönemi bambaşka tartışmalarla geçireceğiz sanırım. Biliyorsunuz geçen seçimde AK Partili adaylar için uygulanan yaş sınırı bu dönem her nedense uygulanmadı. Aynı şekilde milletvekilliğini üç dönemle sınırlayan bir ilke kararından söz ediliyor ki bunun da nazara alınıp alınmayacağını bir sonraki seçimde göreceğiz. Milletvekili adaylarının listesi Yüksek Seçim Kurulu’na teslim edildikten sonra Sayın Başbakan yukarda dediğim gibi bir konuşma yaptı ve siyasetin sadece milletvekilliğiyle sınırlı olmadığını söyledi ki bu kesinlikle doğru.
 
Hepimiz biliyoruz ki değil üç dönem çok daha fazla dönem milletvekilliği yapan isimler var ve bu isimlerden bazıları şimdi AK Partili milletvekili. Yine aynı şekilde biliyoruz ki bu isimler bambaşka partilerden gelmiş ve bana öyle geliyor ki bu isimleri eğer Allah ömür verirse daha nice dönemlerde Meclis’te göreceğiz. Nasılsa aşarlar üç dönem sınırını, olmazsa başka partilerden girerler. Gerçekler ne yazık ki acı ve gönül isterdi ki bu isimler bu ülkenin geleceği için dinlenmeye alınsaydı. Milletten kopuk geçen yıllardan sonra tekrar sıradan bir vatandaş gibi birkaç yıl geçirmeleri istenseydi ve buna göre listeler belirlenseydi. Aynı durum Milli Görüş hareketinden gelen mevcut milletvekilleri için de söz konusu. Ancak “siyasetin sadece milletvekilliğiyle sınırlı olmadığı” daha çok liste dışı bırakılan önceden hiç milletvekilliği yapmamış aday adayları ve başörtülü kadın aday adayları için bir teselli olarak söylendi sanki.
 
Bir de halkımızın, mevcut milletvekillerinden bazılarının yeniden adaylıklarını kesinlikle istemediğini her fırsatta anlatmaya çalıştığı halde bu talebinin hiç dikkate alınmamasına ne demeli. Kendi şehirlerinde istenmeyen milletvekilleri başka şehirlerden aday gösterildi, hem de ön sıralardan. Peki, sorun bu şekilde çözüldü mü yani. Sayın Başbakan Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde “Türkiye’ye Fransızsınız” demişti. Bunu söylerken yanındaki koltukta oturan Sayın Bakan için de Urfalılar benzer cümleyi, yani “Sayın Bakanın da Urfa’ya Fransız olduğunu” söylediler ki bu yalnızca bir örnek.
 
Bütün bunlara rağmen umut etmek istiyorum ki yeni dönem Sayın Başbakan’ın dediği gibi “Ustalık Dönemi” olur inşallah. İnşallah Sıtkı Caney’in  “Hayatı özlüyoruz Sayın Başbakan” şiirinin sonunda dediği gibi: “o zaman belki yaşamak fışkırır tırnakla kazdığımız kuyulardan / karışır sımsıcak kanıyla hayat belki yeni bir güne / karışır birbirine ruhlarımız tek yürek tek can / yepyeni bir şiir okunur bütün yasaların üstüne / artık aşktır özgürlüktür inançtır ayaklanan / artık ne kanımızda buz / ne karanlıkta yolumuz / hayat oluruz sayın başbakan”
 
18 Nisan 2011 Pazartesi / Yeni Şafak

“Hayat oluruz Sayın Başbakan” “Hayat oluruz Sayın Başbakan”

Share

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir