Tatile girdik

TEODORA DONİ Tatile girdik

TEODORA DONİ
Tatile girdik
 

Ne kışı doğru düzgün görebildik ne de ilkbaharı ama sonunda yaz geldi ve çocuklarımız tatile girdiler.

Karneler alındı ve çocuklar evini yolunu tuttular.

Bende çocuğumla okula gittim ama ne yolda mutlu çocuk gördüm ne de okulda.

Sıcaktan da olabilir onu bilmiyorum ama beni çok mutlu eden bir olay yaşadım oğlumla okula giderken.

Bir komşu var yaşı benden büyük benim kadar çocukları var.

Selamlaştık hal hatır soruldu sonra nereye gittiğimi sordu.

Okula gidiyorum karne günü diye cevap verince komşum çok üzgün bir yüz ifadesi ile; biliyor musun dedi bugün ben de karne aldım ama bana hiç kimse hediye almadı, ben bu yaşta gittim o kadar uğraştım.

Ben ilk anda şaka yaptığını sandım ama kısa bir süre sonra anladım ki gerçekten bir diploma almış.

Kur'an kursuna gitmiş ve oradan bitirme diploması almış.

Ben çocuklarıma hiç karne hediyesi almadım şimdiye kadar ama ona söz verdim ve mutlaka bir hediye alacağım.

Bir sorunum daha var dedi kitaplar çok pahalı bu yaştan sonra da kitaba para vermek zor oluyor, sonuçta ben torun sahibiyim.

O sorunu da hallederiz dedim, benim evimde kitap çok gelip alırsın.

Ben o komşudan ayrılınca içimden diyordum ki günün çok güzel geçecek çünkü çok mutlu olmuştum o komşumla konuştuktan sonra.

Okula gittim oğlum karnesini aldı, çok önemli değil ana sınıfından mezun oldu.

Diğer velilerle şakalaşıyorduk bizim çocuklar süper zeka çünkü bütün karneler yıldızlarla dolu.

Şakacı bir arkadaş dedi ki; biz bu çocukları  yanlış okula mı gönderdik  acaba?

Baksanıza karneye göre bizim çocuklar her şeyi biliyorlar.

Bizim çocuklar üstün zeka, keşke onların okuluna gönderseydik.

Çocuklarımız burada harcanıyor.

Her şey güzel geçti ama birden bir gürültü koptu dışarıda.

Meğer kadının biri çocuklarını dövmüş ve diğer veliler yüksek sesle ona tepki gösteriyordu, haklılardı ama benim suçum ne idi bu işin içinde. Kadın Romanyalı idi.

Yok canım o Romanyalı olamaz dedim ama, hem olsa bile bana ne. Sanki ben bütün Romanyalılardan sorumluyum.

Yani Türkiye de ki hanımlar çocuklarını hiç dövmüyorlar vahşi ve acımasız olanlar "benimkiler" çünkü böyle diyorlardı.

Ben o hanımın Romen olduğunu hiç fark edememiştim çünkü çok nadir sesini duydum o da çocuklarının isimlerini söylerken.

Giyim tarzından anlamam mümkün değildi çünkü ben başörtülü olmama rağmen benden de kapalıydı ve diğer velilerle fazla konuşmazdı.

Ben Romanyalı olduğunu duyunca çok şaşırdım ve öğretmene sordum çünkü o mutlaka biliyor diye düşündüm.

Doğru dedi, o hanım Romen çocukları benim sınıfımda idi.

Türkçe çok iyi biliyor hatta okuma yazmayı da biliyor.

Normal şartlarda ben o hamını çok takdir ederdim lakin o davranışı hiç hoş değildi.

Neden çok takdir ederdim?

Bunu başka bir yazımda anlatırım çünkü çok uzun ve beni çok mutlu eden bir konu.

Bu mutluluğu bütün Müslümanlar inşallah yaşarlar.

Biz konumuza dönelim, ya nedir bu kadar vahşet.

Bir karne için çocuk hiç dövülür mü?

Çocuk ne yapsın yarış atı gibi, Türkiye de ne yazık ki o atlara bile daha fazla kıymet veriyorlar.

At sahiplerinin bir yarışı kaybetti diye atını dövdüğünü hiç sanmıyorum.

Çok utanç verici bir şey, her sene Milli Eğitim bakanı veya bir sürü hoca televizyonlara çıkıp; çocuklarınız eğer kötü karne getirirlerse lütfen dövmeyin diyorlar.

Acaba bu insanlar suçu veliler üstüne mi atmaya çalışıyorlar.

Sonuçta her şey bir kağıt parçası için.

Bu kâğıt parçası bir işe yarasa hiç canım yanmazdı ama o da yok.

Pırıl pırıl çocuklarımızı perişan ediyoruz peresi de cabası.

Pere nerden çıktı diyeceksiniz.

Geçen gün komik bir yazı okudum bu konu ile ilgili.

Başlıkta çok komikti "Pereee Pereee Uyyy Peree" .

Bu yazı tam da bu zavalı çocukların durumunu anlatıyordu.

Dershane, okul kursları, yardımcı kitaplar pereeee.

İlkokul pereeeee

Lise pereeeee

Üniversite pereeeeee

Veli pereeeeee

Gelen pere  giden pereeeee.

Şimdi veli hem çocuğa acıyor ama döktüğü paraya da acıyor ve o paranın karşılığını alamayınca böyle sinir krizleri geçiriyor.

Ben Romanya da bu dershane meselesini bir türlü anlatamadım.

Hani özel ders veya okulda ki bazı kurslarını anlatıyorum da dershaneyi bir türlü anlatamadım.

Yazık bu çocuklara.

Tatilde bile çalışmak zorunda kalıyorlar çünkü okuldan artık tatil ödevi de vermeye başladılar.

Bütün bu sorunlara rağmen inşallah çocuklarımız güzel bir geleceğe kavuşurlar.

Aslında çok merak ediyorum.

Çocuklar da büyükler için karne verseydi, kaç kişi tatili hak ederdi acaba?

24 Haziran 2009 Çarşamba/ timeturk.com

Tatile girdik Tatile girdik Tatile girdik

Share

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir