Ters tarafımdan mı uyandım

TEODORA DONİ Ters tarafımdan mı uyandım

TEODORA DONİ
Ters tarafımdan mı uyandım
 

Üç beş yazı okumak için internet gazetelerini açıyorum ama yazılanlar değil yorumlar insanı çileden çıkartıyor.
Kurban olduğum Allah aklımı alma.
Meğer ne çok şey bilen ne çok okuyucu varmış.
Tövbe tövbe.
Ya ben bugün ters tarafımdan mı uyandım.

Gazetelerin tirajlarına bakarsanız durum içler acısı, tabi Türkiye'nin nüfusunu düşündüğümüzde.
Kitap satışları desen o tam bir fiyasko.
Ama yorum yazmaya gelince herkes sağ olsunlar litrelerce mürekkep yalamış insanlar gibi ahkâm kesiyorlar.
Ya bırakın yazarları istedikleri gibi dertlerini anlatsınlar.
Öyle yorum yazıyorlar ki sormayın gitsin, destan gibi.
Bazen yorumun kendisi, yorum yapılan yazıdan daha fazla, daha uzun.

Ben televizyon izlemem ama birkaç ay önce nasıl olduysa bir oturdum televizyonun kanallarını karıştırıyorum ve bir kanalda "İslam'da kadının yeri" diye bir program dikkatimi çekti, izlemeye başladım.
Konuklar çok tanınmış. İlahiyatçılar da vardı çok ün yapmış hanım gazeteciler de vardı. Sunucu hanım soru sordukça ortam geriliyordu çünkü kendine göre bazı sorular hazırlamıştı ama cevaplar hakkında hiçbir fikri yoktu.

Ben izlemeye devam ediyor ve içimden bu program çok olaylı bitecek diye düşünüyordum.
Elbette ki haklı çıktım çünkü sunucu hanım kardeşimiz Diyanet'in resmi sitesinden bazı soruları almış ve tabi ki bazı ayetleri de.
Ancak, örneğin "2 /4" şeklinde yazılan bir ayeti "Bakara suresi dördüncü ayet"  diye okuması gerekirken "İki taksim dört nolu ayette" diye okuyordu.
Konuklar hep kendi aralarında tartışıyorlardı sunucuya hiç kimse laf etmiyordu.

Ama en sonunda meşhur ilahiyatçı, siyaset adamı, parti başkanı, yazar, hukukçu vs, vs, vs dayanamadı ve güzel sunucumuza dönüp sordu:
Ya sen şimdiye kadar bir kez olsun Kur'an okudun mu veya en azından bir mealini.

Ben O'nun yerinde olsaydım utancımdan yerin dibine girerdim.
En azından okudum deyip eve gittiğinde ilk işi bir meal okumak olabilirdi.
O an düşünebildiğim bu oldu, çünkü böyle bir şey hiç başıma gelmedi.
Neyse, sunucu kardeşimiz çok rahat bir şekilde:
Hayır, efendim şimdiye kadar hiç bir meal okumadım.

Programın devamını siz tahmin edin.
Şimdi ben ne diyebilirim ki.
Yorum yazanlara mı kızmak gerek yoksa bu tür "moderatör"lere mi kızmak gerek.
Yazık ediyorlar şu güzelim ülkenin güzel insanlarına.
Allah aşkına biraz haddimizi bilelim.
Artık bilelim.

04 Temmuz 2009 Cumartesi / timeturk.com
Share

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir